RAMAZAN
BİMER

DEFTERDAR İBRAHİM PAŞA CÂMİİ

  Defterdar İbrahim Paşa

 Haritaya tıklayarak caminin konumunu bulabilirsiniz

Defterdar İbrahim Paşa 

Müezzin-KayyımHuzeyfe ŞEN  

DEFTERDAR İBRAHİM PAŞA CÂMİİ

Ortaköy ile Kuruçeşme arasında, Defterdarburnu’nda, deniz kenarındadır.

Bânisi, Defterdar İbrahim Paşa’dır.(1) Cami, bânisinin adıyla anıldığı gibi; “Defterdarburnu Mescidi” ve “İhmal Paşa Câmii” olarak da bilinir. Cami bir 17. yüzyıl eseri olup, 17. yüzyılın ikinci yarısında 1661’de yapılmıştır. Bitişiğindeki sahil Saray’ın ilk sahibi de İbrahim Paşa’dır. Paşa Mısır Valisi iken 1663-1664’de orada ölmüştür.(2)   

Sultan III. Ahmet’in Devr-i Saltanat’ı olan (1718-1730) Lâle devrinde Sadr-ı Azam Nevşehirli İbrahim Paşa aynı yerdeki Sahil Saray’ın yerine Neşatabat adıyla bilinen ve padişahın da çok beğendiği yeni bir saray yaptırır.(1726)(3) Daha sonraki dönemlerde bu sarayın da yerine Sultan II. Mahmud döneminde (1808-1839) Melling tarafından Hatice Sultan için bir saray yaptırılır.

Şimdilerde ise, ne bu sahil sarayları ve ne de bu saraylardan eser bulunmamaktadır…

Defterdar İbrahim Paşa Câmii, tarihte farklı zamanlarda üç defa tamir görmüştür. Caminin ilk tamiri Sultan II. Mahmud(1808–1839) devrinde 1833 yılında; İkincisi Sultan II. Abdulhamid (1886–1905) döneminde 1885 yılında; Üçüncüsü ise 1941 yılında Vakıflar İdaresi’nce yapılmıştır.

Ortaköy ile Kuruçeşme yolu üzerinde Lido ile kömür deposu arasında sahilde (Leb-i Deryada)  bulunan Defterdar İbrahim Paşa Câmii; yol seviyesinden aşağıda çukurda kalmıştır. Camiye merdivenli bir yoldan inilir. Ancak bu merdivenli yola girince cami görülür.(4)

Fevkani bir camidir. Biri yukarıda merdivenli yolun üzerinde, diğeri aşağıda deniz kıyısında (kıble yönünde) iki kapısı vardır. Yukarıdaki kapıdan, önce abdest alma yerleri ve tuvaletlerin bulunduğu taşlığa, taşlıktan da kıble istikametinde açılan bir kapıdan son cemaat yerine girilir.

Cami kâgir bir yapıdır ve kayıkhaneler üstünde ahşaptır. Bir avlunun önünde enlemesine dikdörtgen planlı son cemaat yerinin harim duvarındaki iki pencere arasında yer alan bir mihrap, vardır. Bu bölümün sağ tarafından ahşap bir merdivenle kadınlar mahfiline çıkılır. Harim giriş kapısı son cemaat yerinin sol kenarındadır. Kıble yönündeki harim kapısının üzerinde H.1248/M.1832–1833 tarihli celi talik hatla yazılmış Antepli şair Aynî’nin II. Mahmud’a ait manzum tamir kitabesi bulunur. İkinci tamire ait olan yine talik hatla yazılmış H.1303/M.1885–1886 tarihli onbir beyitlik (Sultan Abdülhamid devrindeki) manzum kitabe ise harim kapısı ile pencere arasındadır. Harimin üstü ahşap bir tavanla örtülüdür ve ahşap işçiliğinin nadide örneklerindendir.

Kare planlı olan harim büyük pencerelerle aydınlık almaktadır. Sağ duvarda üç, mihrabın bulunduğu kıble yönündeki duvarda iki, sol duvarda da iki pencere vardır.  

Yuvarlak kemerli mihrabının iki yanını plastrlar sınırlar. İçinde dalgalı perde ve asma kandil motifleriyle süslenmiştir. Bu süslenmeler arasında bir ayet kitâbesi yer almaktadır.

1832–1833 yılındaki tamirde yerine konduğu düşünülen ahşap minberin iki yanına iri ölçekte yapılmış yaldızlı bitkisel süslemeler aplike edilmiştir. Kuzeydoğu köşesinde ahşap bir vaaz kürsüsü yer alır.(5)

Hünkâr mahfiline son cemaat yerinin alt taşlıktan gelen merdiven başına açılan yan kapısının karşısından, oymalı ahşap korkuluğu çok güzel olan ahşap bir merdivenle çıkılır.

Son cemaat yerinin üstündeki kadınlar mahfili ile Hünkâr mahfili bitişiğindeki imam ve müezzin meşrutası ise Vakıflar İdaresi tarafından iptal edilmiştir ve kullanılmamaktadır.

Caminin doğu kısmında küçük bir haziresi vardır. Son cemaat yerinin sağ tarafındaki kapısından çıkılan ve kuzeybatı duvarının köşesinde bulunan taş minaresi, silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Taş külahının eteği, döneminin mimari üslup ve özelliğini taşıyan girlandlarla donatılmıştır.

Defterdar İbrahim Paşa Câmii, Defterdarburnu Câmii veya İhmal Paşa Câmii. Cami’nin bu günkü durumu ve görünümüne en uygun olanı İHMAL PAŞA CAMİİ… Yetkili ve ilgili makamların ilgisizliği ve İHMAL’İ sonucu bugün 16. yüzyıl eseri ve ecdat yadigârı olan bu cami yıkılmak üzeredir. Her tarafı delik deşik olmuş çatısı ve çatlayan duvarlarıyla çökmemek için direnen ihmalkâr(!)cami, kendisini ayağa kaldıracak dördüncü hayır sahibini veya hayır sahiplerini beklemektedir.

Caminin abdest alma yerleri ve tuvaletleri mevcut olup, cami görevlisi için lojman bulunmamaktadır.

Mülkiyeti Vakıflar İdaresi’ne ait olan caminin bir Müezzin Kayyum kadrosu vardır. Bir müezzin kayyumun görev yaptığı camide vakit namazlarında pek cemaat olmaz, bazı vakitlerde 3-5 kişi bulunur. Kadınlar için namaz kılabilecekleri yer mevcuttur.

Cami civarında yerleşim alanı olmadığı için Yaz Kur’an Kurslarında öğrenci bulunmamaktadır.

________________________________________________________________________

1-Mirat-ı İstanbul …………………S-286

2-Hadika………………..….C-2/ S-122-123

3-İstanbul Camileri……..T Öz…C-2/S-19-20

4-İ.A…………………..…….C-8/S- 4335

5-D.B.İ.A…………………….….C-4/S-127

 

KAYNAK: Süleyman İlhami ÖZDEN - Beşiktaş Müftüsü
 

Camiler Haftası
Takvim
Camilerimiz
Beşiktaş Camileri

 Beşiktaş Camileri ve Din Görevlileri